Başlık fazla iddialı oldu farkındayım. Ama biz iddialı başlıkları severiz, değil mi? Yaklaşık 2 yıl önce Starbucks gibi havalı mekânlarda kahve içme rehberi başlıklı bir yazı yazmıştım. Takip edenler hatırlayacaktır. Starbucks gibi kahvecilerde satılan kahvelerin deyim yerindeyse "ham maddesinin" espresso olduğunu, espresso üzerine eklenen yardımcı ürünlerin de kahvenin tadını ve adını değiştirdiğini anlatmıştım. O yazı yaklaşık 60 bin defa okunarak blogun en popüler ikinci postu haline geldi. Çok güzel yorumlar, Google'dan gelen çok enteresan anahtar kelimeler okudum bu yazı sayesinde. İletişim formu aracılığıyla bu kahveleri evimizde yapıp yapamayacağımız da çok soruldu ve ben de bu konuyu masaya yatırıp, evimizi nasıl Starbucks'a çevirebileceğimizi kaleme almak istedim.
İçtiğimiz o havalı, devasa köpüklü ve nispeten pahalı kahveleri evimizde yapabilmek elbette belli bir maliyet gerektiriyor. Türk kahvesi yapmak için bir cezveden başka bir araca ihtiyaç duymazken, espresso yapabilmek için bir "espresso makinesine" ihtiyacımız var. Çünkü espresso, kahvenin içinden basınçlı sıcak su geçirmeyi gerektiriyor ve bunu ancak bir makine ile yapabilirsiniz. Hani Ferhat Göçer "acıdan geçmeyen şarkılar biraz eksiktir" diyor ya, basınçlı sudan geçmeyen kahve de aynen öyle eksik kalıyor işte. Anahtar kelimemiz basınç!
Espresso makineleri çok çeşitli. Her üründe olduğu gibi bunda da bütçeniz ile alacağınız makinenin özellikleri ve kalitesi doğru orantılı. Google'da ufak bir araştırma yapacak olursanız, elli bin liraya da, yüz liraya da kahve makinesi satıldığını görebilirsiniz. Bu farklar makinenin basınç gücünden, kartuş, çekilmiş kahve ya da direkt kahve çekirdeği kullanmasından, depoladığı su miktarından, suyu ne kadar zamanda ısıttığından ve bunun gibi daha birçok kıstastan kaynaklanıyor.
Pratik Çözümler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pratik Çözümler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Geçen yüzyılın 88'inci senesinde İstanbul'a ayak bastı. Süper liseye girip ingilizce öğrendi. Bişeyler yazıp çizdi. Bilgisayar Mühendisi olmak için sayısal okudu, fakat at antrenörü oldu. Beğenmedi, güvenlik mühendisi oldu. Bişeyler daha yaptı »»
- (1)
- (1)
- (5)
- (2)
"Arkadaşımın aşkısın diye bir şarkı var. Verilmek istenen mesaj, işte bir çocuk bir kızı sevmiş de vay efendim kız da arkadaşının sevdiğiymiş. Tamam olur, insanlık halidir, kombinasyondur, olasılıktır, denk gelmiştir bir şey diyemem. Peki güzel kardeşim, bunca dram içinde, şarkının ortasında neden kıza "başkasının malısın" diyorsun?" Lâf Salatası - Mart 2012 »
"Dilimizde "uzay teknolojisi" diye bir kavram var. Böyle süper teknolojik bir alet görüldüğünde zikredilir. Yakın zamanda bir belgeselde denk geldim. Halbuki düşününce uzay dediğin boşlukta ateş bile yanmıyor hacı sen neyin teknolojisinden bahsediyorsun? Övünülecek bir şey söylemek istiyorsan "dünya teknolojisi" falan de." Lâf Salatası - Eylül 2011 »
"Zaten ders çalışacak biri olsaydınız, büyük ihtimalle açıköğretim okuyor olmazdınız. O yüzden içinizde küçük bir heves varsa da boşverin. Zira yaptığım araştırmalar ders çalışmanın insanın kafasını karıştırmaktan başka hiçbir işe yaramadığını gösteriyor." Açıköğretim için 10 Altın Kural »
"Sivrisinek hayvanı, malum insan kanı emiyor rıskını çıkarıyor. Bu sebeple de kenara köşeye saklanıp her şeyin durulmasını bekliyor, sakin bir anda gelip nasiplenip geri gidiyor. Onlar da şerefsiz ama en azından bir amaç uğruna yapıyorlar şerefsizliklerini. Sizin gibi bodoslama yapmıyorlar." Sevgili kara sinek »
"Böyle bir teknoloji var ki hissedilen sıcaklık diye bir terim var. E biz hissetmiyorsak, bize ne eksi üç dereceden, ben kıçım ne kadar üşüyecek ona bakarım. Eksi on üşüyecekse eksi on desinler. Hissetmediğim sıcaklığı ne edeyim Meteoroloji Müdürlüğü!" Lâf Salatası - Ocak 2010 »
"Bizim Jimmy para istiyormuş. Ben diyor, Wikipedia'yı kurdum diyor, sizden beş kuruş para istemedim ama su yakmıyor bu site, elinizi cebinize atın, yok öyle bedavaya ansiklopedi diyor. Bunu daha önce de yaptı bu adam. Ne parası diye soracak oluyorsun, site giderleri diyor. Mesaj attım kendisine. Site gideri deyip deyip milyon dolarların gözüne vurdun be adam, bizim gibi gariban bloggerlar yapmıyor senin yaptığını, ayıptır koskoca wikiyi ne hale getirdin dedim." Jimmy'ler ağlamasın »
"İnsanların, kendilerini doğdukları topraklarla özdeşleştirmesi zaten yeterince saçmayken, ülkemizde bir de şehrinin plaka koduyla gurur duyanlar var. Farz-ı misal Adanalılar; "01" koduyla gurur duyuyorlar. Adananın alfabetik kaderini kendileri için sebebini bilmedikleri bir gurur kaynağı haline dönüştürüyor olmaları oldukça ilginç." Lâf Salatası - Mart 2011 »
- Aralık 2014 (1)
- Kasım 2014 (1)
- Eylül 2014 (2)
- Temmuz 2014 (2)
- Haziran 2014 (2)
